• USD Alış: 1.8430   Satış: 1.8530
  • EUR Alış: 2.3270   Satış: 2.3420
  • GBP Alış: 2.8800   Satış: 2.9300
  •  Ons 1,555.4000
  •  Çeyrek A. Alış: 150.3200   Satış: 161.5000
  •  Gram A. Alış: 91.5100   Satış: 92.5600
  •   Cumhuriyet A. Alış: 615.0000   Satış: 653.0000
  • 23 Mayıs 2012
     
     

    Amerikan istihdam raporunun piyasalara etkisi


    Dinçer Keskinpala

    Cuma günü Amerika’da açıklanan tarım dışı istihdam raporunun detaylarını biraz incelemek istiyorum. Önce veriye bakalım; Amerika’da tarım dışı istihdam Eylül ayında 95 bin kişi azalış gösterdi. Öncelikle bunun korkunç bir rakam olduğunun altını çizelim. Beklenti istihdamın 8 bin kişi azalacağı yönündeydi. İşsizlik oranı ise yüzde 9.7 beklentisine rağmen, yüzde 9.6 olarak gerçekleşti.


    Özel sektör istihdamına baktığımız zaman burada 64 bin kişilik bir artış görüyoruz. Çoğunlukla yerel hükümetin dönemsel bazda işe aldığı eleman sayısında ise 159 bin kişilik biraz azalış görüyoruz. Amerika’daki işsizlik rakamlarını bir grafikle analiz etmek istiyorum.



    Yukarıdaki grafikte gördüğünüz gibi mavi dikey çizgiler resesyon dönemlerini gösteriyor. Kırmızı çizgiler ise işsizlik oranları. Bu krizi 1960 ve 1980 buhranları ile karşılaştırdığımız zaman, işsizliğin 1960 yılında yüzde 2, 1980 yılında ise yüzde 5 arttığını görüyoruz. Küreselleşmenin tam anlamıyla 1970 sonrasında başladığını hesaba katarsak 2008 krizinde işsizliğin yüzde 6 civarındaki bir artışın son buhran dönemiyle hemen hemen aynı olduğunu görmüş olacağız.


    1980’de yüzde 10.8 civarına yükselen işsizlik oranı varken, 2008 krizi ile işsizlik Amerika’da yüzde 10.1 seviyesine kadar çıkarken yüzde 9.6’ya gerilemiş durumda. Bu işsizlik azalışı kriz dönemindeki işsizlikteki artış ivmesinin sona erdiğinin bir göstergesi oldu.


    Amerikan ekonomisi Aralık 2007 tarihli resesyondan itibaren 7.75 milyon iş kaybı verirken, son bir yılda yalnızca 334 bin kişiye iş imkanı yarattı. Ancak şöyle ince bir nokta var ki,Amerika’da çalışan kesimde yalnızca part-time iş bulan ya da çalıştığı işindeki çalışma süreleri kısılmış istihdam edilenleri de, işini kaybedenler listesine eklersek bu rakam 9 milyon 472 bin kişiye çıkıyor. Bu da bir rekora işaret ediyor.


    Değerlendirmeye geçmeden önce averaj saatlik kazançlara göz atalım. Bu oran yüzde 0.3 oldu. Beklenti yüzde 0.2 civarındaydı. Hafta ortası açıklanan ISM imalat dışı endeks, yani hizmet sektörüne baktığımızda burada bir artış görüyoruz. Yani işsizlik oranının azalmasında bahsedilen part-time ya da saatlik kazançların, hizmet sektöründe yaşanan gelişmeyle bir bağlantısı olabilir.


    Sonuç olarak Amerika’da işsizliğin halen daha büyük bir sorun olduğunu görüyoruz. Obama yönetiminin parasal genişlemeye ve teşviklere destek vermesinin, iki yılı aşkın sürenin geçmesine rağmen bir sonuca daha doğrusu olumlu bir göstergeye ulaşamadığını görüyoruz. Amerikan ekonomisindeki toparlanma uzun zaman olacak gibi gözüküyor. Zaten FED yaptığı son toplantıda ekonomideki ılımlı büyüme benzeri klasik söylemin ardından, faizleri uzun süre düşük seviyede tutacağız ve gerekirse ekonomiye yeni canlandırıcı etkiler yapmaya-yani para basmaya devam etmek- devam edeceğiz demişti.


    Bunu piyasa için özetlersek, piyasalar likiditeyi sever. Borsalar ekonomiler kötü ancak resesyon bitti düşüncesine sahip. En kötüsü geride kaldı, dönem dönem olumsuz gelişmeler olacaktır diye düşünüyor. Yani piyasalara para pompalandıkça borsalar yükselebilir ama sonrasındaki olumsuz gelişmeler kar satışı olarak kullanılabilir. Dolar için baktığımızda, FED’in para basmaya devam etmesi Dolar’ın güçsüzleşmeye devam edeceğinin göstergesi.


    Son olarak bu şartlarda Dow Jones’un 11 bin puana ulaşmasına değinelim. Amerika’dan gelen veriler birbirini tutmuyor ve destek vermiyor. Yani ekonomide tam anlamıyla bir toparlanma gözükmüyor. Buna rağmen Dow 11 bin puanı aşıyorsa burada biraz düşünmek lazım. Zaten primler azalmış, zaten gelir kaynakları azalmış… Sonuç ne olacak? Borsalarda ralli kaçınılmaz olacak. Bunun da zamanı yeni yıl öncesi çeyrek sonları. İşte bu oluyor.


    Eğer ki bu ralli yeni yıla kadar devam ederse ve aralık ayına Dow Jones 10.500 puanı koruyarak girerse 2011’e girişte 12.000 seviyelerinden bahsedebiliriz. Ama o zaman da 2011’de piyasalar için kara bir görünümden bahsediyor olabiliriz. Bu kadar uzun vadeli tahmin yapıp konuşarak, bu zorlu şartlarda o kadar uzağı görme artistliğine girmeyeyim ki, sonunda karizmayı çizdirmeyeyim!

     

    Bu yazı 11 Ekim 2010 tarihinde yazılmıştır.